secim çalışması
Denizli 22°C
19 Mart 2019 - Salı
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Salih Zoranoğlu

EKONOMİMİZDEKİ “KÖTÜ HAL” BİTECEK.

2018-09-25 14:03:12

Ekonomideki son gelişmelere baktığımızda, Türkiye ekonomisinin iyi halde olduğunu söylemek gerçekçi olmaz.

Kabul etmek lazım, ekonomimiz bozuldu ve bozulmaya devam ediyor.

Ancak bu kötü gidiş devam edip gitmez, eninde sonunda yerini iyi hale bırakacaktır.

Çünkü, iyi halin sürekli devam etmemesi gibi, kötü halin de sürekli devam etmeyeceği, yaratılışın genel kuralıdır.

Bu yaşamın hemen her alanında böyledir.

En sevdiğimiz mevsim bahar ve yaz ise, sürekli değildir.. Sevmediğimiz kışın sürekli olmaması gibi.

Sağlığımız uzunca bir süre iyi gittiyse, gün gelir hasta olabiliriz. Hastalık hali(kronik hastalıklar hariç) sürekli değildir. Gün gelir iyi oluruz, tekrar hasta olmak için, ya da hasta oluruz tekrar iyi  olmak için.

Ruh halimiz de böyledir. 

Sürekli kendimizi iyi hissedemeyiz. Gün gelir sebepsiz yere bile canımız sıkılabilir, belli bir süre sonra kendimizi iyi hissedebiliriz.

İşte aynen ekonomi de böyledir aslında.

Ekonomide her şey sürekli yolunda gitmez. Gün gelir dengeler sarsılabilir. Ekonomik kayıplar yaşanır, beklentiler kötüleşir. İnsanoğlunun inanılmaz mücadele etme gücü sayesinde, ekonomik kazanımlar başlar, beklentiler yükselir, harcamalar artar, ekonomi düzelir.

Unutmamak gerekir ki, ekonomideki bu iyi hal sürekli değildir, kötü halin sürekli olmadığı gibi..

Gün olur, ekonomiyi iyi yönetemeyenler kenara çekilir; evlatlar, torunlar iş başına gelir, onların girişimciliği ve geçmişten ders çıkararak verdiği  mücadele sayesinde, her şey yoluna tekrardan girebilir.

Ümidimizi asla yitirmememiz gerekir.

Bir toplumu uzunca bir süre devam edecek kötü hale sürükleyen en kötü hastalık ümitsizliktir.

Hele evlatlarımıza asla ümitsizlik aşılamamalıyız. Onların ümidi ve olağanüstü çabaları sayesinde ülkemiz, milletimiz dünyanın zor ama çekici şartlarında iyi yerlere gelebilecektir.

Bu günlerde,

  • Merkez Bankası’nın faiz kararına rağmen, döviz düşmüyor,
  • Enflasyon tırmanışa geçmiş durumda,
  • Şirketler borçlarını ödeyemedikleri için mahkemelere başvurup varlıklarını hacizden korumak için konkordato ilan ediyorlar.
  • Ücretli çalışanların gelirleri reel olarak erimeye başladığı için beklentileri kötüleşmeye başladı.

Bilindiği gibi beklentilerin kötüleşmesi ekonomiyi kötü etkilemektedir. Beklentisi kötüleşen tüketici geleceğini karanlık gördüğü için harcama yapmaktan kaçınmakta, piyasaya nakit dönemediği için de kötüye gidiş sarmalından çıkılamamaktadır.

PEKİ NE YAPILMALI BU SARMALDAN KURTULMAK İÇİN?

Öncelikle devletimiz, gelir ve gideriyle sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğini ilan etmeli ve sorumluluklarını harfiyen yerine getirmelidir. Devletimiz en büyük birikimimiz, güvencemiz ve çatımızdır. Ona bir şey olmazsa halk kendini kurtarır eninde sonunda..

Devletini güvende gören halk, ekonomik kötü gidişi,gerçekleştirdiği girişimlerle durduracaktır. Bir de şunu ekleyip yazımı bitirmek istiyorum.

İyi günlerimizde götü günlerimiz için bir kenara bir şeyler saklamalıyız.

Bu sakladıklarımızı, ekonomiye güç vermesi bakımından bankalarımızda tutmalıyız. Ta ki, kötü günlerimizi daha kolay atlatabilelim.

“Her darlıktan sonra bir ferahlık, her ferahlıktan sonra bir darlık vardır” ve bu döngü devam eder durur.

Günleriniz huzur, yarınlarınız umutla dolsun.

Salih Zoranoğlu diğer köşe yazıları
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 23 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Kanal Denizli | Denizli'de Haberin Merkezi | 2017 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web