Güncel Haber Girişi: 06.09.2021 - 22:03, Güncelleme: 06.09.2021 - 22:03

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Döviz rezervlerimiz 118 milyar doları aştı

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Döviz rezervlerimiz 118 milyar doları aştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen seneyi 93,3 milyar dolarla kapattığımız döviz rezervlerimiz, 27 Ağustos itibarıyla 118 milyar doları aşmış durumdadır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.   Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ve İstanbul'daki çalışma ofisinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke yöneticisi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan, bu temaslarda ülkeler arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel sorunlar hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi. Tokyo Olimpiyatları'nda madalya kazanan sporcular, çalıştırıcıları ve aileleriyle 23 Ağustos'ta bir araya gelerek kendilerini bir kez daha tebrik ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin 2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz madalya kazanarak tarihinin en büyük başarısını elde ettiğini kaydetti. Erdoğan, "Sporcularımızın bu başarısının gençlerimizin azmini ve heyecanını artırarak daha büyük zaferlerin yolunu açtığına inanıyorum." dedi. "Ülkemizi savunma sanayiinde en üst lige çıkarmakta kararlıyız" Türkiye Belediyeler Birliğinin düzenlediği "Genç Dostu Şehirler Kongre ve Sergisi"nde de Türkiye'nin dört bir yanından gelen gençlerle kucaklaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tür programların gençlerimizin yaşadıkları şehirlerin mimarisinden kültürel dokusuna, spor altyapısından yeşiline kadar tüm boyutlarıyla yakından ilgilenmelerine vesile olduğuna inanıyorum. İnşallah gençlerimizle birlikte her bakımdan daha güzel, daha temiz, daha estetik, daha yaşanabilir şehirler inşa etmeyi sürdüreceğiz." diye konuştu. Gençlerle hasret giderdikleri diğer programları da Ahlat'ta ve Malazgirt'te icra ettiklerini anımsatan Erdoğan, "Malazgirt Zaferi'nin 950'nci yıl dönümü vesilesiyle önce 25 Ağustos'ta Anadolu'nun batıya açılan penceresi Ahlat'taki çeşitli etkinliklerde gençlerimizle bir araya geldik. Bilindiği gibi Ahlat'ın tarihimizdeki önemine binaen burada, Van Gölü kıyısında da bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni ülkemize kazandırdık. Milletlerin sembolleriyle yaşadığı gerçeğine uygun şekilde bu külliyenin asırlar boyunca Anadolu'nun vatanımız haline dönüşmesi mücadelesinin sembolü olarak nesillerden nesillere aktarılacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. Erdoğan, uzunca süredir düzenli olarak katıldıkları Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü törenlerini bu yıl 26 Ağustos'ta yine büyük bir coşku ile gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bosna Hersek ve Karadağ'a yaptığı ziyaretlerde, ikili ilişkilerden Balkanların geleceğine kadar pek çok hususu muhataplarıyla ele alma fırsatı bulduklarını belirten Erdoğan, "Gerek 25 Ağustos gerek 26 Ağustos'ta Cumhur İttifakı'nın iki tarafı olarak buralarda bulunmamız aramızdaki dayanışmanın, aramızdaki birliğin, beraberliğin özellikle tabanın da kaynaşmasına vesile olacağı için çok çok bunu önemsiyorum. Bu ziyaretlerde oralarda yaşayan kardeşlerimizin bize gösterdikleri samimi sevgi Balkanlarla kalbimizin halen birlikte çarptığının ifadesidir." diye konuştu. Türkiye'nin savunma sanayisindeki önemli dönüm noktalarından biri olan taarruzi insansız hava aracı Akıncı'nın orduya teslim törenini 29 Ağustos'ta Çorlu'da yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Kendi sınıfında dünyanın en iyilerinden olan Akıncı sayesinde bu teknolojiye sahip aracı üretebilen 3 ülkeden biri haline geldik. Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayiinde katettiğimiz mesafenin önemini tekrar tekrar ortaya koymaktadır. İnşallah halen devam eden projelerimizi de hızla neticelendirerek ülkemizi savunma sanayiinde en üst lige çıkarmakta kararlıyız." dedi.   Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos'u da dolu dolu geçirdiklerini, törenlerin ardından Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığının ortak yönetim merkezi olan Ayyıldız Projesi'nin temelini attıklarını kaydetti. "Ayyıldız Projemizle ordumuzu tek çatı altında yönetebileceğimiz en son teknolojiyle donatılacak ve çevre hassasiyetiyle de öne çıkacak dünyanın en modern savunma merkezlerinden birine sahip olmuş olacağız." ifadelerini kullanan Erdoğan, projeyi 19 Mayıs 2023'te ordunun ve milletin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesine bağlı Kara Harp Okulunun diploma törenine katıldıklarını da hatırlatarak 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yeniden yapılandırılan Milli Savunma Üniversitesinin 5 yıl gibi kısa bir sürede ordunun insan kaynağı ihtiyacını istenilen standartlara ve sayılara uygun şekilde karşılayacak seviyeye geldiğini bildirdi. Ertesi gün İstanbul'da Deniz ve Hava Harp okullarının mezuniyet töreninde genç teğmenlerin ve ailelerinin sevinçlerine ortak olduklarını belirten Erdoğan, denizci ve havacı teğmenlere görev yerlerinde başarılar diledi. ​​​​​​​ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı konuşmada, bu sene adli yılı inşası tamamlanan yeni Yargıtay binasında açtıklarını dile getirdi. Yargıtayın, altı farklı yere dağılan binalarında hizmet vermeye çalışan bir kurum haline geldiğine işaret eden Erdoğan, sadece bugünün değil, geleceğin de ihtiyacını karşılayacak şekilde inşa edilen 10 bloktan oluşan yeni Yargıtay binasının, burada görev yapan hakim ve savcıların hizmet kalitesini artıracağına inandığını belirtti. Erdoğan, "Geçmişte vesayetten FETÖ'ye kadar üzerine düşen nice gölgelerin tartışması altında kalan yargımızın, artık milletimizin kendisinden beklediği bağımsız ve tarafsız duruşunu her geçen yıl güçlendirdiğini görüyoruz. Önümüzdeki süreçte de yeni reformlarla yargıya verdiğimiz desteği sürdüreceğiz." diye konuştu. Adli yıl açılışının hemen ardından Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin yeni binalarının açılışıyla mezunlarının diploma törenlerine iştirak ettiğini anımsatan Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisini tamamlayan subay ve astsubaylara görevlerinde başarılar diledi. Milli Eğitim Bakanlığının 20 bin yeni öğretmen atama törenini, 3 Eylül'de İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde icra ettiklerini dile getiren Erdoğan, ataması yapılan öğretmenleri tebrik etti. Erdoğan, buradaki programdan sonra, yangın ve sel afetlerine maruz kalan şehirlere yapacağını ilan ettiği ziyaretlerin ilkini gerçekleştirmek üzere Rize'ye hareket ettiğini belirtti. Rize ziyaretinde sel felaketinin ardından yapılan çalışmalarla ilgili bilgi almanın yanında inşası tamamlanan eserlerin açılış ve yeni başlanacak projelerin temel atma törenlerine iştirak ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlk olarak Avrupa'dan gelip Orta Asya'ya uzanan Kafkasya koridoru ile Rize-Mardin hattındaki kuzey-güney ulaşım koridorunun en önemli güzergahlarından birinin üzerinde yer alan İyidere-İkizdere yoluyla Hurmalık tünellerini hizmete açtık. Bölge ekonomisinin canlanmasına önemli katkıları olacak bu yolun ve tünellerin bir kez daha ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Cumartesi günü de Rize için, 'dağın ardı ile önünün buluşması' anlamını taşıyan Salarha tünelinin açılışıyla merkezdeki kentsel dönüşüm projesinin temel atma töreninde hemşehrilerimizle bir araya geldik. Ardında da üniversitemize giderek hem diş hekimliği fakültemizin yeni binasının açılışını yaptık hem de üniversitenin kurucular kuruluyla bir araya gelerek yürütülen çalışmaları ve projeleri konuştuk." Erdoğan, bugün de güne İstanbul'da 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı'nın açılış töreniyle başladıklarını anımsatarak, yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, ülkeye ve millete bir kez daha hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, Sultanahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde böyle bir açılışı gerçekleştirmenin, tarihten bugüne ve geleceğe yönelik adeta bir buluşmayı yaşattığını söyledi. "Ülkemiz ve milletimiz için gece gündüz çalışıyoruz" Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nda salgından güvenliğe, afetlerden yeni turizm sezonuna gündemdeki hususları etraflıca istişare ettiklerini belirten Erdoğan, "Ülkemiz ve milletimiz için gece gündüz çalışıyor, eser ve hizmet siyasetimizin ürünü projeleri, yatırımları, icraatları adım adım hayata geçiriyoruz. Rabbim bu ülkenin ve milletin geleceği için çalışan, koşturan, terleyen, üreten, tuğla üstüne tuğla koyan herkesten razı olsun. İnşallah 2023 hedeflerimize ulaşarak tüm bu gayretleri taçlandıracak, ülkemizi hak ettiği seviyeye çıkartacağız." ifadesini kullandı. Salgınla mücadelenin sürdüğü bir dönemde, üst üste yaşanılan afetlerin yol açtığı can ve mal kayıplarının da acısının hissedildiğine dikkati çeken Erdoğan, Antalya ve Muğla başta olmak üzere güney sahillerinde etkili olan, ülke tarihinin en büyük orman yangınlarında ağaçların yanı sıra evlerin, ahırların, hayvanların, seraların, ekili alanların da tahrip olduğunu ifade etti. Erdoğan, yangınlarda hayatını kaybeden vatandaşları ve ormancıları bir kez daha rahmetle yad ettiğini dile getirdi. Yangınların söndürülmesinin hemen ardından zararların telafisi, tamamen kullanılamaz hale gelen ev ve tarımsal yapıların inşası çalışmalarının başladığını belirten Erdoğan, şimdiden tamamlanıp teslim edilen evlerin bulunduğunu, amaçlarının bir yıla kadar yeniden inşa edilecek yapıları bitirip hak sahiplerine teslim etmek olduğunu kaydetti. "Kastamonu ve Sinop'taki durum, eşi benzeri görülmemiş bir olay" Erdoğan, Kastamonu'nun Bozkurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Azdavay, Sinop’un Ayancık, Bartın'ın Ulus ilçelerinde ve bağlı köylerinde çok ciddi can kayıplarına ve yıkımlara yol açan sel felaketinin izlerini silme çalışmaları sürdüğünü, halen kayıp olan 15 vatandaşı arama çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Bir süre önce Rize ve Artvin'de de sel baskınları yaşandığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Özellikle Kastamonu ve Sinop'taki durum eşi benzeri görülmemiş bir olay ama böyle bir afeti, manzarayı yaşadık. Mesela Bozkurt’ta, ilçeye bir yılda yağan yağış sadece 2 günde düştü. Bu olağanüstü durum, yüksekliği 5 metreyi bulan sel baskınlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Sel bittiğinde mesela Bozkurt ilçemizde geride yüksekliği 4,5 ile 7 metre arasında olan toprak, taş, ağaç karışımı bir rüsubat kaldı. Yaşanan felaketle mücadele için tüm bakanlıklarımızın, kurumlarımızın, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın imkanlarını seferber ettik. Helikopterler, iş makineleri, botlar, itfaiye araçları, 10 binin üzerinde personel ve ihtiyaç duyulan her türlü araç gereçle felaket bölgelerine adeta çıkarma yaptık. Bu süreçte 1345 afetzedeyi helikopterlerle, 501 afetzedeyi botlarla tahliye ettik. Avrupa ülkelerinde yaşanan sel felaketlerinin ardından aylarca kaldırılamayan atıkları birkaç hafta içinde önemli ölçüde temizledik, aylarca yeniden işler haline getirilemeyen altyapıyı bir haftaya kalmadan ayağa kaldırdık. Vatandaşlarımızın çoğunun sel baskının ardından bir daha asla eski günlerine geri dönebileceğine ihtimal vermedikleri binaları, sokakları, caddeleri devlet millet işbirliğiyle kısa sürede tekrar yaşanır hale getirdik. Sadece Bozkurt ilçemizden çıkartılan rüsubat miktarı 20 bin kamyonu geçmiştir." Afet gününden beri 3-5 günlük istisnalar dışında bölgeden ayrılmayan bakanların bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: "İçişleri Bakanımız, Çevre ve Şehircilik Bakanımız, ihtiyaca göre diğer bakanlarımız afet bölgesine adeta kamp kurmuştur. Yıkımlar, zararlar, sıkıntılar yerinde tespit edilmiş ve süratle çözüme kavuşturulmuştur. Kapalı yolların önemli bir bölümü tamir edilerek veya servis hatları kurularak ulaşıma açılmıştır. Su ve elektrik altyapısı neredeyse tamamen çalışır hale getirilmiştir. Yardımların temini ve dağıtımı AFAD tarafından koordine edilmektedir. Tamamlanan tespitlere göre bu üç ilimizde vatandaşımızın 590 milyon liralık zararı ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar afet bölgesine 287 milyon ödenek aktarılmıştır. Son afetler için düzenlenen yardım kampanyasında toplanan meblağ da 345 milyon lirayı bulmuştur. Afet bölgesinde yıkılan veya yıkılması gereken binin üzerinde bağımsız bölüm vardır. Selde ürünü, mahsulü veya araç gereci zarar gören çiftçilerimizin sayısı 3 bin 800 civarındadır. Tüm bunlarla ilgili süreçler devam ediyor. Hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden bu felaketin izlerini silmekte kararlıyız." "Döviz rezervlerimiz 118 milyar doları aştı" Yaşadığımız yangın ve sel olayları ülkemizin afetlere karşı daima en üst seviye hazır bulunmasının önemini göstermiştir. Afetlerin tamamen ortaya çıkmasını engellemek insan boyutunu aşıyor. Türkiye gerçekten kapsamlı ve işler afet müdahale planına sahiptir. Bu plan yaşanan her tecrübe ile geliştirilmektedir. Son yıllarda yaşanan afetlere son dönemde daha hızlı ve etkin müdahaleyi elimizdeki plana borçluyuz. "Ekonomimiz kesintisiz büyüdü" Geçtiğimiz sene dünya her türlü ekonomik açıdan oldukça zor bir dönem yaşadı. Krizin etkilerini azaltmak için genişleyici politikalara yöneldi. Böylesine zor bir dönemde Türkiye salgının olumsuz etkilerine karşı son derece başarılı oldu. 2020 yılında 1,8'lik büyüme kaydederek G20 ülkeleri arasında bu başarıyı elde eden bir kaç ülkeden birisi olduk. Türkiye ekonomisi küresel krizden bu yana iç ve dış konjonktürde yaşanan tüm sıkıntılara rağmen kesintisiz büyümesini sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde yıllık 7,2 ikinci çeyrekte 21,7 oranında büyüme rakamına ulaştık. Türkiye bu rakamlarından ardından dünyada İngiltere'nin ardından 2. sırada yer aldı. Bu dönemde sabit sermaye yatırımlarımızın %3 oranında büyümesi oldukça sevindiricidir. Bu yatırımlar üretim kapasitemizi artıracaktır. "Döviz rezervlerimiz 118 milyar doları aştı" İhracatımızın rekor kırmaya devam ediyor. Ağustos ayında ihracatımız 207 milyar doları aştı. Seyahat gelirlerimizin yıllık %31 oranında artarak cari işlemlerin iyileşmesinde önemli rol oynadı. Uluslararası rezervlerimiz belirli şekilde artıyor. Döviz rezervlerimiz özellikle ana muhalefet buraya iyi baksın; 27 Ağustos itibariyle 118 milyar doları aşmış durumdadır. Bu yılın ilk yarısında artan istihdam 1,5 milyon kişiye çıkarak salgın öncesi dönemini aşmıştır. "Bu yılı yüzde 9 büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz" Programlarımızı, hedeflerimizi sürekli güncelliyoruz. Önümüzdeki 3 senenin orta vadeli programımızı Resmi Gazete'de dün yayınladık. Programda temel amacımız yüksek katma değerleri önleyerek ülkemizin büyümesini artıracak politikalara hız vermektir. Büyümenin finansmanını ise yurt içi tasarruflar ve doğrudan uluslararası yatırımlarla yapmaya çalışıyoruz. Enflasyonun tek haneli rakamlara düşmesini hedefliyoruz. Büyüme Türkiye'nin hedeflerine ulaşmasının temel şartıdır. Bu yılı yüzde 9 civarında büyümeyle kapatmayı ümit ediyoruz. Ekonominin yıllık yüzde 5,3 oranında büyümesini öngörüyoruz. Bu büyümenin kaliteli kapsayıcı ve sürdürülebilir olması için makro ekonomik dengeleri gözeden bir kalkınma modeli uygulayacağız. Sanayi sektöründe teknoloji seviyesi yüksek sermaye yatırımlarını ve doğrudan yabancı yatırımları özendireceğiz. Teknoloji odaklı sanayi hamlesi destekleyerek yenilikçi finansman modelleri gözeteceğiz. KOBİ'lerin dijital dönüşüm projelerine daha çok katkı sağlayacağız. Yeşil mutabakat eylem planı doğrultusunda gereken adımları atacağız. Program dönemi boyunca istihdamın yıllık 170 bin kişi artmasını, işsizlik oranının kademeli olarak gerilemesini hedefliyoruz. Biz gücümüzü genç ve nitelikli insan kaynağından alıyoruz. Eğitim istihdam üretim ilişkisini güçlendirmek için sektör işbirliklerini artıracağız. Ülkemizin beşeri sermayesini güçlendirmek için okullar arası başarı farkını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğini tahkim edeceğiz. Enflasyon hedeflemesi uygulamasına devam ederek arz yönlü yapısal sorunlara odaklanacağız. Şeffaflık ve rekabet uygulamalı durumları genişleteceğiz. Ekilebilir ve sulanabilir alanların artırılması için çalışmaları hızlandıracağız. Tarım sanayi entegrasyonunu hızlandırmak maksadıyla sözleşmeli programları genişleteceğiz. Ekilebilir ve sulanabilir alanların artırılması için çalışmaları hızlandıracağız. Tarım sanayi entegrasyonunu hızlandırmak maksadıyla sözleşmeli programları genişleteceğiz. Program dönemi boyunca ihracattaki artışın devam etmesini bekliyoruz. İhracatın 2021 yılı sonunda 211 milyar dolar, program dönemi sonunda ise 250 milyar doları aşacağını tahmin ediyoruz. Türkiye'ye coğrafi olarak uzak ancak ihracat potansiyeli yüksek ülkelerle ihracatımızı güçlendirmek için uzak ülkeler stratejimizi genişleteceğiz. Yurt dışı lojistik merkezler üzerinden ihracatçıların potansiyel pazarlara katılımlarını hızlandıracağız. Program döneminde mali disipline kararlılıkla devam ederek kaynakların verimli kullanılmasını temin edeceğiz. Bu yıl bütçe açığı hedefimizi sene başında %3,5 olacak şekilde revize etmiştik. Sözümüzde durarak bu hedefi rahat bir şekilde yakalayacağız. Salgınla mücadele kapsamında esnafımız, çiftçimizin tüm vatandaşlarımızın da mağduriyetine imkan vermeyeceğiz. Faiz dışı dengesinde program dönemi sonunda yüzde 0,3 fazlaya dönmesini bekliyoruz. Program sürecinde harcamaları gözden geçirmeye devam edeceğiz. Yürüttüğümüz borçlanma politikamızı Türk Lirası öncelikli hale getirerek yurt içi döviz ve altın borçlanmasını daha da artıracağız. Orta vadeli programımızla kamu kurum kuruluşlarımızın bütçe hazırlanmasına yönelik yasal süreci başlatıyoruz. Meclisimizden de onay aldıktan sonra da 2022 yılında yapmayı hedeflediğimiz işler için kolları sıvayacağız. Salgınla mücadele Salgınla mücadelede hala tek ve önemli kozumuz aşıdır. Okulların açıldığı işyerlerinin tam kapasite üretime geçtiği bu dönemde vatandaşlarımızı bir kez daha aşılarını yapmaya davet ediyorum. Çeltik fiyatlarını açıkladı Önümüzdeki günlerde başlayacak Çeltik hasatı için alım fiyatları: Ton başına baldo için 5 bin 500 lira, Osmancık çeşidi için 4 bin 500 lira, Luna çeşidi için 4 bin lira. TRT HABER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen seneyi 93,3 milyar dolarla kapattığımız döviz rezervlerimiz, 27 Ağustos itibarıyla 118 milyar doları aşmış durumdadır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

 

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ve İstanbul'daki çalışma ofisinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke yöneticisi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan, bu temaslarda ülkeler arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel sorunlar hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.

Tokyo Olimpiyatları'nda madalya kazanan sporcular, çalıştırıcıları ve aileleriyle 23 Ağustos'ta bir araya gelerek kendilerini bir kez daha tebrik ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin 2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz madalya kazanarak tarihinin en büyük başarısını elde ettiğini kaydetti.

Erdoğan, "Sporcularımızın bu başarısının gençlerimizin azmini ve heyecanını artırarak daha büyük zaferlerin yolunu açtığına inanıyorum." dedi.

"Ülkemizi savunma sanayiinde en üst lige çıkarmakta kararlıyız"

Türkiye Belediyeler Birliğinin düzenlediği "Genç Dostu Şehirler Kongre ve Sergisi"nde de Türkiye'nin dört bir yanından gelen gençlerle kucaklaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tür programların gençlerimizin yaşadıkları şehirlerin mimarisinden kültürel dokusuna, spor altyapısından yeşiline kadar tüm boyutlarıyla yakından ilgilenmelerine vesile olduğuna inanıyorum. İnşallah gençlerimizle birlikte her bakımdan daha güzel, daha temiz, daha estetik, daha yaşanabilir şehirler inşa etmeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.

Gençlerle hasret giderdikleri diğer programları da Ahlat'ta ve Malazgirt'te icra ettiklerini anımsatan Erdoğan, "Malazgirt Zaferi'nin 950'nci yıl dönümü vesilesiyle önce 25 Ağustos'ta Anadolu'nun batıya açılan penceresi Ahlat'taki çeşitli etkinliklerde gençlerimizle bir araya geldik. Bilindiği gibi Ahlat'ın tarihimizdeki önemine binaen burada, Van Gölü kıyısında da bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni ülkemize kazandırdık. Milletlerin sembolleriyle yaşadığı gerçeğine uygun şekilde bu külliyenin asırlar boyunca Anadolu'nun vatanımız haline dönüşmesi mücadelesinin sembolü olarak nesillerden nesillere aktarılacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, uzunca süredir düzenli olarak katıldıkları Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü törenlerini bu yıl 26 Ağustos'ta yine büyük bir coşku ile gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Bosna Hersek ve Karadağ'a yaptığı ziyaretlerde, ikili ilişkilerden Balkanların geleceğine kadar pek çok hususu muhataplarıyla ele alma fırsatı bulduklarını belirten Erdoğan, "Gerek 25 Ağustos gerek 26 Ağustos'ta Cumhur İttifakı'nın iki tarafı olarak buralarda bulunmamız aramızdaki dayanışmanın, aramızdaki birliğin, beraberliğin özellikle tabanın da kaynaşmasına vesile olacağı için çok çok bunu önemsiyorum. Bu ziyaretlerde oralarda yaşayan kardeşlerimizin bize gösterdikleri samimi sevgi Balkanlarla kalbimizin halen birlikte çarptığının ifadesidir." diye konuştu.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki önemli dönüm noktalarından biri olan taarruzi insansız hava aracı Akıncı'nın orduya teslim törenini 29 Ağustos'ta Çorlu'da yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Kendi sınıfında dünyanın en iyilerinden olan Akıncı sayesinde bu teknolojiye sahip aracı üretebilen 3 ülkeden biri haline geldik. Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayiinde katettiğimiz mesafenin önemini tekrar tekrar ortaya koymaktadır. İnşallah halen devam eden projelerimizi de hızla neticelendirerek ülkemizi savunma sanayiinde en üst lige çıkarmakta kararlıyız." dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos'u da dolu dolu geçirdiklerini, törenlerin ardından Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığının ortak yönetim merkezi olan Ayyıldız Projesi'nin temelini attıklarını kaydetti.

"Ayyıldız Projemizle ordumuzu tek çatı altında yönetebileceğimiz en son teknolojiyle donatılacak ve çevre hassasiyetiyle de öne çıkacak dünyanın en modern savunma merkezlerinden birine sahip olmuş olacağız." ifadelerini kullanan Erdoğan, projeyi 19 Mayıs 2023'te ordunun ve milletin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesine bağlı Kara Harp Okulunun diploma törenine katıldıklarını da hatırlatarak 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yeniden yapılandırılan Milli Savunma Üniversitesinin 5 yıl gibi kısa bir sürede ordunun insan kaynağı ihtiyacını istenilen standartlara ve sayılara uygun şekilde karşılayacak seviyeye geldiğini bildirdi.

Ertesi gün İstanbul'da Deniz ve Hava Harp okullarının mezuniyet töreninde genç teğmenlerin ve ailelerinin sevinçlerine ortak olduklarını belirten Erdoğan, denizci ve havacı teğmenlere görev yerlerinde başarılar diledi. ​​​​​​​

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı konuşmada, bu sene adli yılı inşası tamamlanan yeni Yargıtay binasında açtıklarını dile getirdi.

Yargıtayın, altı farklı yere dağılan binalarında hizmet vermeye çalışan bir kurum haline geldiğine işaret eden Erdoğan, sadece bugünün değil, geleceğin de ihtiyacını karşılayacak şekilde inşa edilen 10 bloktan oluşan yeni Yargıtay binasının, burada görev yapan hakim ve savcıların hizmet kalitesini artıracağına inandığını belirtti.

Erdoğan, "Geçmişte vesayetten FETÖ'ye kadar üzerine düşen nice gölgelerin tartışması altında kalan yargımızın, artık milletimizin kendisinden beklediği bağımsız ve tarafsız duruşunu her geçen yıl güçlendirdiğini görüyoruz. Önümüzdeki süreçte de yeni reformlarla yargıya verdiğimiz desteği sürdüreceğiz." diye konuştu.

Adli yıl açılışının hemen ardından Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin yeni binalarının açılışıyla mezunlarının diploma törenlerine iştirak ettiğini anımsatan Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisini tamamlayan subay ve astsubaylara görevlerinde başarılar diledi.

Milli Eğitim Bakanlığının 20 bin yeni öğretmen atama törenini, 3 Eylül'de İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde icra ettiklerini dile getiren Erdoğan, ataması yapılan öğretmenleri tebrik etti.

Erdoğan, buradaki programdan sonra, yangın ve sel afetlerine maruz kalan şehirlere yapacağını ilan ettiği ziyaretlerin ilkini gerçekleştirmek üzere Rize'ye hareket ettiğini belirtti.

Rize ziyaretinde sel felaketinin ardından yapılan çalışmalarla ilgili bilgi almanın yanında inşası tamamlanan eserlerin açılış ve yeni başlanacak projelerin temel atma törenlerine iştirak ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlk olarak Avrupa'dan gelip Orta Asya'ya uzanan Kafkasya koridoru ile Rize-Mardin hattındaki kuzey-güney ulaşım koridorunun en önemli güzergahlarından birinin üzerinde yer alan İyidere-İkizdere yoluyla Hurmalık tünellerini hizmete açtık. Bölge ekonomisinin canlanmasına önemli katkıları olacak bu yolun ve tünellerin bir kez daha ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Cumartesi günü de Rize için, 'dağın ardı ile önünün buluşması' anlamını taşıyan Salarha tünelinin açılışıyla merkezdeki kentsel dönüşüm projesinin temel atma töreninde hemşehrilerimizle bir araya geldik. Ardında da üniversitemize giderek hem diş hekimliği fakültemizin yeni binasının açılışını yaptık hem de üniversitenin kurucular kuruluyla bir araya gelerek yürütülen çalışmaları ve projeleri konuştuk."

Erdoğan, bugün de güne İstanbul'da 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı'nın açılış töreniyle başladıklarını anımsatarak, yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, ülkeye ve millete bir kez daha hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, Sultanahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde böyle bir açılışı gerçekleştirmenin, tarihten bugüne ve geleceğe yönelik adeta bir buluşmayı yaşattığını söyledi.

"Ülkemiz ve milletimiz için gece gündüz çalışıyoruz"

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nda salgından güvenliğe, afetlerden yeni turizm sezonuna gündemdeki hususları etraflıca istişare ettiklerini belirten Erdoğan, "Ülkemiz ve milletimiz için gece gündüz çalışıyor, eser ve hizmet siyasetimizin ürünü projeleri, yatırımları, icraatları adım adım hayata geçiriyoruz. Rabbim bu ülkenin ve milletin geleceği için çalışan, koşturan, terleyen, üreten, tuğla üstüne tuğla koyan herkesten razı olsun. İnşallah 2023 hedeflerimize ulaşarak tüm bu gayretleri taçlandıracak, ülkemizi hak ettiği seviyeye çıkartacağız." ifadesini kullandı.

Salgınla mücadelenin sürdüğü bir dönemde, üst üste yaşanılan afetlerin yol açtığı can ve mal kayıplarının da acısının hissedildiğine dikkati çeken Erdoğan, Antalya ve Muğla başta olmak üzere güney sahillerinde etkili olan, ülke tarihinin en büyük orman yangınlarında ağaçların yanı sıra evlerin, ahırların, hayvanların, seraların, ekili alanların da tahrip olduğunu ifade etti.

Erdoğan, yangınlarda hayatını kaybeden vatandaşları ve ormancıları bir kez daha rahmetle yad ettiğini dile getirdi.

Yangınların söndürülmesinin hemen ardından zararların telafisi, tamamen kullanılamaz hale gelen ev ve tarımsal yapıların inşası çalışmalarının başladığını belirten Erdoğan, şimdiden tamamlanıp teslim edilen evlerin bulunduğunu, amaçlarının bir yıla kadar yeniden inşa edilecek yapıları bitirip hak sahiplerine teslim etmek olduğunu kaydetti.

"Kastamonu ve Sinop'taki durum, eşi benzeri görülmemiş bir olay"

Erdoğan, Kastamonu'nun Bozkurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Azdavay, Sinop’un Ayancık, Bartın'ın Ulus ilçelerinde ve bağlı köylerinde çok ciddi can kayıplarına ve yıkımlara yol açan sel felaketinin izlerini silme çalışmaları sürdüğünü, halen kayıp olan 15 vatandaşı arama çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Bir süre önce Rize ve Artvin'de de sel baskınları yaşandığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Özellikle Kastamonu ve Sinop'taki durum eşi benzeri görülmemiş bir olay ama böyle bir afeti, manzarayı yaşadık. Mesela Bozkurt’ta, ilçeye bir yılda yağan yağış sadece 2 günde düştü. Bu olağanüstü durum, yüksekliği 5 metreyi bulan sel baskınlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Sel bittiğinde mesela Bozkurt ilçemizde geride yüksekliği 4,5 ile 7 metre arasında olan toprak, taş, ağaç karışımı bir rüsubat kaldı. Yaşanan felaketle mücadele için tüm bakanlıklarımızın, kurumlarımızın, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın imkanlarını seferber ettik. Helikopterler, iş makineleri, botlar, itfaiye araçları, 10 binin üzerinde personel ve ihtiyaç duyulan her türlü araç gereçle felaket bölgelerine adeta çıkarma yaptık.

Bu süreçte 1345 afetzedeyi helikopterlerle, 501 afetzedeyi botlarla tahliye ettik. Avrupa ülkelerinde yaşanan sel felaketlerinin ardından aylarca kaldırılamayan atıkları birkaç hafta içinde önemli ölçüde temizledik, aylarca yeniden işler haline getirilemeyen altyapıyı bir haftaya kalmadan ayağa kaldırdık. Vatandaşlarımızın çoğunun sel baskının ardından bir daha asla eski günlerine geri dönebileceğine ihtimal vermedikleri binaları, sokakları, caddeleri devlet millet işbirliğiyle kısa sürede tekrar yaşanır hale getirdik. Sadece Bozkurt ilçemizden çıkartılan rüsubat miktarı 20 bin kamyonu geçmiştir."

Afet gününden beri 3-5 günlük istisnalar dışında bölgeden ayrılmayan bakanların bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"İçişleri Bakanımız, Çevre ve Şehircilik Bakanımız, ihtiyaca göre diğer bakanlarımız afet bölgesine adeta kamp kurmuştur. Yıkımlar, zararlar, sıkıntılar yerinde tespit edilmiş ve süratle çözüme kavuşturulmuştur. Kapalı yolların önemli bir bölümü tamir edilerek veya servis hatları kurularak ulaşıma açılmıştır. Su ve elektrik altyapısı neredeyse tamamen çalışır hale getirilmiştir. Yardımların temini ve dağıtımı AFAD tarafından koordine edilmektedir. Tamamlanan tespitlere göre bu üç ilimizde vatandaşımızın 590 milyon liralık zararı ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar afet bölgesine 287 milyon ödenek aktarılmıştır. Son afetler için düzenlenen yardım kampanyasında toplanan meblağ da 345 milyon lirayı bulmuştur. Afet bölgesinde yıkılan veya yıkılması gereken binin üzerinde bağımsız bölüm vardır. Selde ürünü, mahsulü veya araç gereci zarar gören çiftçilerimizin sayısı 3 bin 800 civarındadır. Tüm bunlarla ilgili süreçler devam ediyor. Hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden bu felaketin izlerini silmekte kararlıyız."

"Döviz rezervlerimiz 118 milyar doları aştı"

Yaşadığımız yangın ve sel olayları ülkemizin afetlere karşı daima en üst seviye hazır bulunmasının önemini göstermiştir. Afetlerin tamamen ortaya çıkmasını engellemek insan boyutunu aşıyor.

Türkiye gerçekten kapsamlı ve işler afet müdahale planına sahiptir. Bu plan yaşanan her tecrübe ile geliştirilmektedir. Son yıllarda yaşanan afetlere son dönemde daha hızlı ve etkin müdahaleyi elimizdeki plana borçluyuz.

"Ekonomimiz kesintisiz büyüdü"

Geçtiğimiz sene dünya her türlü ekonomik açıdan oldukça zor bir dönem yaşadı. Krizin etkilerini azaltmak için genişleyici politikalara yöneldi. Böylesine zor bir dönemde Türkiye salgının olumsuz etkilerine karşı son derece başarılı oldu.

2020 yılında 1,8'lik büyüme kaydederek G20 ülkeleri arasında bu başarıyı elde eden bir kaç ülkeden birisi olduk. Türkiye ekonomisi küresel krizden bu yana iç ve dış konjonktürde yaşanan tüm sıkıntılara rağmen kesintisiz büyümesini sürdürdü.

Yılın ilk çeyreğinde yıllık 7,2 ikinci çeyrekte 21,7 oranında büyüme rakamına ulaştık. Türkiye bu rakamlarından ardından dünyada İngiltere'nin ardından 2. sırada yer aldı. Bu dönemde sabit sermaye yatırımlarımızın %3 oranında büyümesi oldukça sevindiricidir. Bu yatırımlar üretim kapasitemizi artıracaktır.

"Döviz rezervlerimiz 118 milyar doları aştı"

İhracatımızın rekor kırmaya devam ediyor. Ağustos ayında ihracatımız 207 milyar doları aştı. Seyahat gelirlerimizin yıllık %31 oranında artarak cari işlemlerin iyileşmesinde önemli rol oynadı. Uluslararası rezervlerimiz belirli şekilde artıyor.

Döviz rezervlerimiz özellikle ana muhalefet buraya iyi baksın; 27 Ağustos itibariyle 118 milyar doları aşmış durumdadır. Bu yılın ilk yarısında artan istihdam 1,5 milyon kişiye çıkarak salgın öncesi dönemini aşmıştır.

"Bu yılı yüzde 9 büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz"

Programlarımızı, hedeflerimizi sürekli güncelliyoruz. Önümüzdeki 3 senenin orta vadeli programımızı Resmi Gazete'de dün yayınladık. Programda temel amacımız yüksek katma değerleri önleyerek ülkemizin büyümesini artıracak politikalara hız vermektir.

Büyümenin finansmanını ise yurt içi tasarruflar ve doğrudan uluslararası yatırımlarla yapmaya çalışıyoruz. Enflasyonun tek haneli rakamlara düşmesini hedefliyoruz.

Büyüme Türkiye'nin hedeflerine ulaşmasının temel şartıdır. Bu yılı yüzde 9 civarında büyümeyle kapatmayı ümit ediyoruz. Ekonominin yıllık yüzde 5,3 oranında büyümesini öngörüyoruz.

Bu büyümenin kaliteli kapsayıcı ve sürdürülebilir olması için makro ekonomik dengeleri gözeden bir kalkınma modeli uygulayacağız. Sanayi sektöründe teknoloji seviyesi yüksek sermaye yatırımlarını ve doğrudan yabancı yatırımları özendireceğiz.

Teknoloji odaklı sanayi hamlesi destekleyerek yenilikçi finansman modelleri gözeteceğiz. KOBİ'lerin dijital dönüşüm projelerine daha çok katkı sağlayacağız. Yeşil mutabakat eylem planı doğrultusunda gereken adımları atacağız.

Program dönemi boyunca istihdamın yıllık 170 bin kişi artmasını, işsizlik oranının kademeli olarak gerilemesini hedefliyoruz. Biz gücümüzü genç ve nitelikli insan kaynağından alıyoruz.

Eğitim istihdam üretim ilişkisini güçlendirmek için sektör işbirliklerini artıracağız. Ülkemizin beşeri sermayesini güçlendirmek için okullar arası başarı farkını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğini tahkim edeceğiz.

Enflasyon hedeflemesi uygulamasına devam ederek arz yönlü yapısal sorunlara odaklanacağız. Şeffaflık ve rekabet uygulamalı durumları genişleteceğiz. Ekilebilir ve sulanabilir alanların artırılması için çalışmaları hızlandıracağız. Tarım sanayi entegrasyonunu hızlandırmak maksadıyla sözleşmeli programları genişleteceğiz.

Ekilebilir ve sulanabilir alanların artırılması için çalışmaları hızlandıracağız. Tarım sanayi entegrasyonunu hızlandırmak maksadıyla sözleşmeli programları genişleteceğiz. Program dönemi boyunca ihracattaki artışın devam etmesini bekliyoruz. İhracatın 2021 yılı sonunda 211 milyar dolar, program dönemi sonunda ise 250 milyar doları aşacağını tahmin ediyoruz. Türkiye'ye coğrafi olarak uzak ancak ihracat potansiyeli yüksek ülkelerle ihracatımızı güçlendirmek için uzak ülkeler stratejimizi genişleteceğiz. Yurt dışı lojistik merkezler üzerinden ihracatçıların potansiyel pazarlara katılımlarını hızlandıracağız.

Program döneminde mali disipline kararlılıkla devam ederek kaynakların verimli kullanılmasını temin edeceğiz. Bu yıl bütçe açığı hedefimizi sene başında %3,5 olacak şekilde revize etmiştik.

Sözümüzde durarak bu hedefi rahat bir şekilde yakalayacağız. Salgınla mücadele kapsamında esnafımız, çiftçimizin tüm vatandaşlarımızın da mağduriyetine imkan vermeyeceğiz. Faiz dışı dengesinde program dönemi sonunda yüzde 0,3 fazlaya dönmesini bekliyoruz. Program sürecinde harcamaları gözden geçirmeye devam edeceğiz.

Yürüttüğümüz borçlanma politikamızı Türk Lirası öncelikli hale getirerek yurt içi döviz ve altın borçlanmasını daha da artıracağız. Orta vadeli programımızla kamu kurum kuruluşlarımızın bütçe hazırlanmasına yönelik yasal süreci başlatıyoruz. Meclisimizden de onay aldıktan sonra da 2022 yılında yapmayı hedeflediğimiz işler için kolları sıvayacağız.

Salgınla mücadele

Salgınla mücadelede hala tek ve önemli kozumuz aşıdır. Okulların açıldığı işyerlerinin tam kapasite üretime geçtiği bu dönemde vatandaşlarımızı bir kez daha aşılarını yapmaya davet ediyorum.

Çeltik fiyatlarını açıkladı

Önümüzdeki günlerde başlayacak Çeltik hasatı için alım fiyatları: Ton başına baldo için 5 bin 500 lira, Osmancık çeşidi için 4 bin 500 lira, Luna çeşidi için 4 bin lira.

TRT HABER

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kanaldenizli.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.