EKONOMİ'YE FAİZ ENGELİ! - Kanal Denizli | Denizli Haber | Haber Denizli
Kanal Denizli | Denizli Haber | Haber Denizli
SON HABERLER

EKONOMİ’YE FAİZ ENGELİ!

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı baltalayan yüksek faiz, ekonomik büyümenin önündeki en büyük bariyer olarak duruyor. Son 10 yıllık fotoğraf, faizlerin yüksek olduğu yıllarda ekonominin küçüldüğünü, faizin düşük olduğu yıllarda ise Türkiye’nin güçlü büyüme kaydettiğini gösteriyor.

 

 

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı baltalayan yüksek faiz, Türkiye’nin büyümesinin önündeki en büyük engel. Son 10 yıllık rakamlar incelendiğinde, bu gerçek net olarak anlaşılıyor. Faizlerin yüksek olduğu yıllarda Türkiye Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)’nın küçüldüğü, faizin düşük olduğu yıllarda ise Türkiye ekonomisinin güçlü büyüme kaydettiği görülüyor. Merkez Bankasının faizleri yüksek tuttuğu yıllarda üretim ve arz üzerinde büyük bir maliyet baskısı oluştu.

 

‘Faize rağmen!’

Türkiye ekonomisi son 10 yılda hiç eksi büyüme kaydetmedi. Yıllık bazdaki büyüme tablolarında yüzde 0,9 ile yüzde 11,1 arasında değişen oranlarda ekonomik büyüme, faizin düşük olduğu yıllarda yüksek seyretti. Faizin yükse olduğu yıllarda ise zayıf kaldı. Merkez Bankası eski başkanı Erdem Başçı’nın halefi Murat Çetinkaya’nın Eylül 2018’de yüzde 24’e kadar çıkardığı faizin etkisiyle ekonomik büyüme 2019’da yüzde 0,9’da kaldı. Türkiye’nin son yılların en yüksek büyümesi olan yüzde 11,1’i yakaladığı 2011’de faizler yüzde 5,75-6,25’te arasındaydı. Ekonominin yüzde 8,5 büyüme kaydettiği 2013’te de faizler tarihi düşük seviye olan 4,5’i gördü.

‘İşletmeler zarardayken bankalar kar yazdı!’

Faizlerin yüksek olduğu yıllarda işletmeler hem para kaynağına erişimde zorlandı hem de finansman maliyetleri katlandı. Yatırım ve üretime gitmesi gereken para, yüksek faizlerde değerlendirildi, yatırımcı paradan para kazanma yolunu tercih etti. Bankalar yüksek faiz ortamında karlarına kar katarken, işletmeler büyük zarar etti.

‘Sadece fiyat istikrarı yetmez!’

Bir ülkede belli bir zaman içinde üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değerini ifade eden Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH), ekonomik büyüklüğü gösteren en önemli ölçüt olarak kabul ediliyor. Merkez Bankalarının eski usul yönetim anlayışının dışına çıkarak enflasyon hedeflemesinin yanısıra ekonomik büyüme, istihdam ve ihracat gibi temel dinamikleri de göz önünde bulundurmaları gerektiği vurgulanıyor. Bu anlayışın bütün dünyada geliştiği bir dönemde Türkiye’nin yeniden yüksek faizlere mahkum etme girişimi dikkat çekiyor.

Kaynak; Yeni Şafak

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ