Mali Müşavir  Hasan Ali Solak
Köşe Yazarı
Mali Müşavir Hasan Ali Solak
 

DENİZLİ VE AHİ EVRAN

  Hz.Mevlana der ki:’’İnsanoğlu duygu ve düşünceden ibarettir.Geri kalan kısmı ise et ve kemiktir.’’Cismani dünyanın katılığından ruhani dünyanın inceliğine meylettikçe yükselir. İnsana yüklenen bu anlam, hayatı hem yatay hem de dikey olarak sürdürme yükümlülüğünü de beraber getirmiştir.Bununla birlikte hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için çalışırken yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışma gereği ortaya çıkmıştır.   Bu yazıyı yazmakta ki amacım,2021 yılının ‘’Ahilik ve Ahi Evran Yılı’’ olarak kabul edilmesi olduğu gibi, bir önemli hususda Ahi Evran’ın hayatının bir bölümünde güzel şehrimiz Denizli’de yaşamış ve bu şehirde bahçıvanlık yapmış olmasıdır.Ahi Evran’ın Anadolu’da ortaya koyduğu çizgi ile,İslam’ın hayatımızın dinamik veçhesi içinde yoğrulmasına öncülük edenlerden olmasıdır.   Ahi Evran, Anadolu’nun kalbinden dört bir yanına doğru kurmuş olduğu Ahilik Teşkilatları ile,Ahilik’in insanın geçimini sağlama yollarının edebini,ahlakını ve değerlerini özgün bir öğretiye dönüştürmüştür.Ahilik Teşkilatlarını adeta ‘’Adam Yetiştirme’’merkezlerine dönüştürerek, toplumsal yaşamımızın kurumları olan dini,ahlakı,eğitimi,aileyi ve ekonomiyi aynı merkez etrafında görüp yorumlamıştır.Böylelikle Ahilik’in siyasete de yön vermesini sağlamıştır.Bu yönüyle ondan kalanlara,sadece geçmişte kalmış bir kurumun izleri olarak değil,kendi geleceğimizin tohumları olarak da görülebilecek bir kıymet olarak bakmalıyız.    Anadolu’da Ahilik Teşkilatının kurucusu, 32 esnaf zümresinin piri ve Debbağların piri olarak kabul edilen Ahi Evran hakkında bahsetmek gerekirse,kısaca şunları söyleyebiliriz.Azerbay- can’ın Hoy Kasabasında doğmuştur.Günümüzde ise Hoy,Van ilimizin Özalp ilçesine 80 km  uzaklıkta olan bir İran şehridir.Asıl adı Mahmud’dur.Künyesi Ebu’l-Hakayık yani hakikatların babası anlamındadır.Lakabı ise,dinin yardımcısı anlamına gelen Nasırüddin’dir.   Çocukluğunu ve ilk tahsilini Azerbaycan’da geçirmiştir.Ardından ilk tasavvufi terbiyesini Horasan ve Maveraünnehir’de Yesevi tarikatına mensup Yesevi Dervişlerinden almıştır.Bir  Hac seyahati esnasında tanıştığı Evhadüdin-i Kirmani’ye bağlanmış ve ileride de damadı olmuştur.Yani,hocasının kızı olan Fatma Hatun ile evlenmiştir.Fatma Hatun,Bektaşiler arasında ‘’Kadın Ana/Kadıncık Ana’’ olarak tanınmıştır.Ve 1205 tarihinde hocası ile birlikte Anadolu’ya dönerek Kayseri’ye yerleşerek,burada Ahilik Teşkilatını kurmuştur.Anadolu’nun şehir,kasaba ve köylerini dolaşarak Ahilik anlayışının yayılmasına ve teşkilatlanmasına öncülük etmiştir.   Kayseri’de bulunduğu süre içerisinde bir ‘’Deri İşleme Atölyesi’’kurarak debbağlık yapmaya başlamıştır.Bu nedenle kendisi debbağların piri ve 32 çeşit esnaf ve sanatkarlar zümresinin lideri olarak kabul edilmektedir. Hayatının bir bölümünü de Denizli’de geçiren böylesi müstesna şahsiyetin adını,Denizli’de de yaşatmak gerekmez mi?Örneğin,Denizli Ahi Evran Meslek Lisesi,Denizli Ahi Evran Ticaret Lisesi vb.gibi kurumlara adı verilerek yaşatılması iyi olmaz mı? Böyle yaparsak eğer,sanayi ve tarım şehri olan Denizli’mizde Ahiliğin kendi geleceğimizin tohumları olarak görebileceğimiz bir kıymet olarak yaşatmış oluruz.    
Ekleme Tarihi: 04 Temmuz 2021 - Pazar

DENİZLİ VE AHİ EVRAN

 

Hz.Mevlana der ki:’’İnsanoğlu duygu ve düşünceden ibarettir.Geri kalan kısmı ise et ve kemiktir.’’Cismani dünyanın katılığından ruhani dünyanın inceliğine meylettikçe yükselir.

İnsana yüklenen bu anlam, hayatı hem yatay hem de dikey olarak sürdürme yükümlülüğünü de beraber getirmiştir.Bununla birlikte hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için çalışırken yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışma gereği ortaya çıkmıştır.

 

Bu yazıyı yazmakta ki amacım,2021 yılının ‘’Ahilik ve Ahi Evran Yılı’’ olarak kabul edilmesi olduğu gibi, bir önemli hususda Ahi Evran’ın hayatının bir bölümünde güzel şehrimiz Denizli’de yaşamış ve bu şehirde bahçıvanlık yapmış olmasıdır.Ahi Evran’ın Anadolu’da ortaya koyduğu çizgi ile,İslam’ın hayatımızın dinamik veçhesi içinde yoğrulmasına öncülük edenlerden olmasıdır.

 

Ahi Evran, Anadolu’nun kalbinden dört bir yanına doğru kurmuş olduğu Ahilik Teşkilatları ile,Ahilik’in insanın geçimini sağlama yollarının edebini,ahlakını ve değerlerini özgün bir öğretiye dönüştürmüştür.Ahilik Teşkilatlarını adeta ‘’Adam Yetiştirme’’merkezlerine dönüştürerek, toplumsal yaşamımızın kurumları olan dini,ahlakı,eğitimi,aileyi ve ekonomiyi aynı merkez etrafında görüp yorumlamıştır.Böylelikle Ahilik’in siyasete de yön vermesini sağlamıştır.Bu yönüyle ondan kalanlara,sadece geçmişte kalmış bir kurumun izleri olarak değil,kendi geleceğimizin tohumları olarak da görülebilecek bir kıymet olarak bakmalıyız. 

 

Anadolu’da Ahilik Teşkilatının kurucusu, 32 esnaf zümresinin piri ve Debbağların piri olarak kabul edilen Ahi Evran hakkında bahsetmek gerekirse,kısaca şunları söyleyebiliriz.Azerbay-

can’ın Hoy Kasabasında doğmuştur.Günümüzde ise Hoy,Van ilimizin Özalp ilçesine 80 km 

uzaklıkta olan bir İran şehridir.Asıl adı Mahmud’dur.Künyesi Ebu’l-Hakayık yani hakikatların babası anlamındadır.Lakabı ise,dinin yardımcısı anlamına gelen Nasırüddin’dir.

 

Çocukluğunu ve ilk tahsilini Azerbaycan’da geçirmiştir.Ardından ilk tasavvufi terbiyesini Horasan ve Maveraünnehir’de Yesevi tarikatına mensup Yesevi Dervişlerinden almıştır.Bir 

Hac seyahati esnasında tanıştığı Evhadüdin-i Kirmani’ye bağlanmış ve ileride de damadı olmuştur.Yani,hocasının kızı olan Fatma Hatun ile evlenmiştir.Fatma Hatun,Bektaşiler arasında ‘’Kadın Ana/Kadıncık Ana’’ olarak tanınmıştır.Ve 1205 tarihinde hocası ile birlikte Anadolu’ya dönerek Kayseri’ye yerleşerek,burada Ahilik Teşkilatını kurmuştur.Anadolu’nun şehir,kasaba ve köylerini dolaşarak Ahilik anlayışının yayılmasına ve teşkilatlanmasına öncülük etmiştir.

 

Kayseri’de bulunduğu süre içerisinde bir ‘’Deri İşleme Atölyesi’’kurarak debbağlık yapmaya başlamıştır.Bu nedenle kendisi debbağların piri ve 32 çeşit esnaf ve sanatkarlar zümresinin lideri olarak kabul edilmektedir.

Hayatının bir bölümünü de Denizli’de geçiren böylesi müstesna şahsiyetin adını,Denizli’de de yaşatmak gerekmez mi?Örneğin,Denizli Ahi Evran Meslek Lisesi,Denizli Ahi Evran Ticaret Lisesi vb.gibi kurumlara adı verilerek yaşatılması iyi olmaz mı? Böyle yaparsak eğer,sanayi ve tarım şehri olan Denizli’mizde Ahiliğin kendi geleceğimizin tohumları olarak görebileceğimiz bir kıymet olarak yaşatmış oluruz.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kanaldenizli.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.