Mesut Akdağ
Köşe Yazarı
Mesut Akdağ
 

Kurban ve Derinliği

İnsan maneviyatını en yüce mertebelere çıkartan, gönlünde deruni dehlizler meydana getiren, kulluğunun zirvesine çıkarttıran ve kulluk bilinci aşılayan ibadet nedir diye soracak olsam, belki de hepiniz başta namaz, sonra oruç, zekât, zikir, tefekkür ibadetlerini sıralayacaksınız. Maalesef, bu ibadetlerin hiçbiri değil. Hiç aklınıza getiremeyeceğiniz bir ibadet. Bu ibadet, her sene aylar kala hazırlanıp telaşını yaşadığınız ve eda edeceğiniz vakti yaklaşırken onun için bir de bütçe ayırdığınız bir ibadet.  Bu kadar açıklamadan sonra anladınız hangi ibadetin olduğunu. Bu ibadet, senede bir defa içerisinde sırlar saklayan, hikmetler taşıyan ulvi, yüce ve şahın şahı bir ibadet olan kurban ibadetidir. Kurban, kurban olarak belirlediğimiz bir hayvanı kesmenin derinliğinde, itaat, şükür, tefekkür, ihlas, samimiyet, teslimiyet ve kulluğun zirvesine çıkılan komple bir ibadettir. Kurban her şeyden önce Allah’a karşı kulluk şuurumuzu arttıran bir itaat duruşudur. Allah’a yakınlaştıran ilahi bir huzurda olmanın adıdır. Allah’ın emrini yerine getirmenin en samimi göstergesidir. Kurbandaki bu itaat duruşunu Kabil ile Habil’de en bariz bir şekilde görürüz. “Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. O da dedi ki: “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.” (Maide 5/27) ayeti ile hikâyeyi hepimiz biliriz. Habil, Allah’tan gelen emri tam bir itaat şuuru ile en semiz hayvanını kurban olarak takdim eder. Kabil ise itaatten uzak gönülsüz en çürük meyvelerini kurban olarak sunar. Netice malum, itaat üzere olunan kurban kabul edilmiştir. Çünkü itaatte bir samimiyet, ihlas, emre teslimiyet ve ibadet derinliği vardır.  Kurban, teslimiyetin, kulluğun en zirveye çıkışını sağlayan ibadettir. Bu teslimiyeti ve kulluğun şahikalara çıkısını Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’de görürüz. Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, “Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın. Her ikisi de (ilâhî buyruğa) teslim olunca ve babası onu yüzüstü yatırınca” Hz. İbrahim ciğerparesi oğlunu kurban etmekle emrolunuyor. Hz. İsmail de babası tarafından kurban edilmekle emrolunuyor. Her ikisi de Allah’ın emrine kulluğun gereği olan itaatte, tam bir teslimiyet içinde boyun eğiyorlar ve itaat ediyorlar. Kurban mali yani mal ile yapılan ibadet olduğu gibi aynı zamanda tefekküri bir ibadettir. Bir hayvanı keserek boğazlayarak canına son veriyoruz. Tabi ki Allah’ın emriyle. Keserken şu düşünce ve duyguları taşıyabiliriz: “Allah’ım şu an senin emrine itaat ederek kurbanımı kesiyorum. Bu hayvanın canını alarak Azrail’i oluyorum. Fakat onu kurban etmekle ona bir kurban hayvanı olma payesini kazandırıyorum. İşte bir gün Azrail de canımı senin emrinle alacak. Azrail gelmeden ben de kendi nefsimi sana kurban ediyorum. Kötülüklere, günahlara ve beni İslam’dan uzaklaştıracak her şeye kalbimi kapatıyorum. İbadetlere güzelliklere de kalbimi açıyorum.” Kurban bu düşünceleri bize kazandırarak tefekkürümüzü şahikalara yükseltiyor ve Allah’a adım adım yaklaştırıyor. ‘‘Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.’’ (Hac 37) ayetinde kısa ve öz olarak kurbanın ötesini Allah bizlere açıklamış; kurban et elde etme veya bir hayvanı sıradan kesme ameli değil, takva, teslimiyet, itaat şuuru, ihlas, samimiyet, niyet, deruni bir tefekkür yani İslam’ın özü olan bir ibadettir. O halde kurbanlarımızı, kulluğumuzu şahikalara yükseltmek için teslimiyet, ihlas, samimiyet, tefekküri derinliğine vararak vekalet yoluyla fakirlere ve muhtaçlara ulaşmasını sağlayalım ha ne dersiniz?
Ekleme Tarihi: 17 Temmuz 2021 - Cumartesi

Kurban ve Derinliği

İnsan maneviyatını en yüce mertebelere çıkartan, gönlünde deruni dehlizler meydana getiren, kulluğunun zirvesine çıkarttıran ve kulluk bilinci aşılayan ibadet nedir diye soracak olsam, belki de hepiniz başta namaz, sonra oruç, zekât, zikir, tefekkür ibadetlerini sıralayacaksınız. Maalesef, bu ibadetlerin hiçbiri değil. Hiç aklınıza getiremeyeceğiniz bir ibadet. Bu ibadet, her sene aylar kala hazırlanıp telaşını yaşadığınız ve eda edeceğiniz vakti yaklaşırken onun için bir de bütçe ayırdığınız bir ibadet. 

Bu kadar açıklamadan sonra anladınız hangi ibadetin olduğunu. Bu ibadet, senede bir defa içerisinde sırlar saklayan, hikmetler taşıyan ulvi, yüce ve şahın şahı bir ibadet olan kurban ibadetidir. Kurban, kurban olarak belirlediğimiz bir hayvanı kesmenin derinliğinde, itaat, şükür, tefekkür, ihlas, samimiyet, teslimiyet ve kulluğun zirvesine çıkılan komple bir ibadettir.

Kurban her şeyden önce Allah’a karşı kulluk şuurumuzu arttıran bir itaat duruşudur. Allah’a yakınlaştıran ilahi bir huzurda olmanın adıdır. Allah’ın emrini yerine getirmenin en samimi göstergesidir. Kurbandaki bu itaat duruşunu Kabil ile Habil’de en bariz bir şekilde görürüz. “Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. O da dedi ki: “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.” (Maide 5/27) ayeti ile hikâyeyi hepimiz biliriz. Habil, Allah’tan gelen emri tam bir itaat şuuru ile en semiz hayvanını kurban olarak takdim eder. Kabil ise itaatten uzak gönülsüz en çürük meyvelerini kurban olarak sunar. Netice malum, itaat üzere olunan kurban kabul edilmiştir. Çünkü itaatte bir samimiyet, ihlas, emre teslimiyet ve ibadet derinliği vardır. 

Kurban, teslimiyetin, kulluğun en zirveye çıkışını sağlayan ibadettir. Bu teslimiyeti ve kulluğun şahikalara çıkısını Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’de görürüz. Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, “Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın. Her ikisi de (ilâhî buyruğa) teslim olunca ve babası onu yüzüstü yatırınca” Hz. İbrahim ciğerparesi oğlunu kurban etmekle emrolunuyor. Hz. İsmail de babası tarafından kurban edilmekle emrolunuyor. Her ikisi de Allah’ın emrine kulluğun gereği olan itaatte, tam bir teslimiyet içinde boyun eğiyorlar ve itaat ediyorlar.

Kurban mali yani mal ile yapılan ibadet olduğu gibi aynı zamanda tefekküri bir ibadettir. Bir hayvanı keserek boğazlayarak canına son veriyoruz. Tabi ki Allah’ın emriyle. Keserken şu düşünce ve duyguları taşıyabiliriz: “Allah’ım şu an senin emrine itaat ederek kurbanımı kesiyorum. Bu hayvanın canını alarak Azrail’i oluyorum. Fakat onu kurban etmekle ona bir kurban hayvanı olma payesini kazandırıyorum. İşte bir gün Azrail de canımı senin emrinle alacak. Azrail gelmeden ben de kendi nefsimi sana kurban ediyorum. Kötülüklere, günahlara ve beni İslam’dan uzaklaştıracak her şeye kalbimi kapatıyorum. İbadetlere güzelliklere de kalbimi açıyorum.” Kurban bu düşünceleri bize kazandırarak tefekkürümüzü şahikalara yükseltiyor ve Allah’a adım adım yaklaştırıyor.

‘‘Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.’’ (Hac 37) ayetinde kısa ve öz olarak kurbanın ötesini Allah bizlere açıklamış; kurban et elde etme veya bir hayvanı sıradan kesme ameli değil, takva, teslimiyet, itaat şuuru, ihlas, samimiyet, niyet, deruni bir tefekkür yani İslam’ın özü olan bir ibadettir.

O halde kurbanlarımızı, kulluğumuzu şahikalara yükseltmek için teslimiyet, ihlas, samimiyet, tefekküri derinliğine vararak vekalet yoluyla fakirlere ve muhtaçlara ulaşmasını sağlayalım ha ne dersiniz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kanaldenizli.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.